Musuyu Tarihçe

2

.000 yıldan fazla bir süredir tıbbi olarak kullanılan gümüş, insan sağlığının korunmasında önemli bir rol oynamıştır. Gümüş, tam tahıllarda, yenilebilir ve tıbbi mantarlarda, memeli sütünde, kaynak suyunda, deniz suyunda ve musluk suyunda bulunabilen doğal bir elementtir.

Eski Yunanistan, Mısır, Makedonya, Fenike ve Roma, bağışıklığı güçlü tutmak için gümüş kullanmıştır. Eski uygarlıklar, gümüşün güçlü anti-mikrobiyal etkilere sahip olduğunu öğrendi. Fenikeliler, bozulmayı önlemek için gümüş şişelerde su, şarap ve sirke saklamışlardır.

Tıbbın babası olarak da bilinen Hipokrat, tıbbi metinlerinde; gümüşün iyileştirici ve hastalık karşıtı özelliklere sahip olduğunu yazmış ve doku onarımı ve yara iyileştirme yetenekleri nedeniyle gümüşü övmüştür.

Orta Çağ'da varlıklı ailelerin bebeklerine vaftiz hediyesi olarak gümüş kaşıklar verilirdi. Doğuştan şanslı anlamında “Ağızlarında gümüş bir kaşıkla doğan” olarak da tanımlanan bu çocuklar gümüşün arındırıcı ve antibiyotik özelliklerinden yararlandıkları düşünülmekteydi.

G

ümüş, antibiyotiklerin keşfinden önce kullanılan birkaç antimikrobiyal tedavi aracıdan biriydi. 1800'lü yıllarda, gümüş nitrat yaraları ve cilt ülserlerini tedavi etmek için kullanıldı. 1852'de bozulan doku bütünlüğünün sağlanmasında kullanılan sütürler için ince gümüş telleri kullanmanın dokuların iyileşmesine yardımcı olduğu keşfedildi.

A

merika'da, gümüş paralar su kaynaklı hastalıklara karşı korunmak için içme suyu varillerinde ve İç Savaş sırasında frengi (sifiliz) tedavisinde de kullanılmıştır. 1880'lerde doğum sonrası enfeksiyonları önlemek için yeni doğan bebeklerin gözlerinde gümüş nitrat kullanılmaya başlandı. Kolloidal Gümüş ise ilk olarak 1890'larda keşfedildi.

1930'lara gelindiğinde, kolloidal gümüş, bağışıklık sistemini güçlendirmek ve vücudun doğuştan gelen iyileşme sürecini desteklemek için doktorlar tarafından kullanılmıştır. Gümüş, I. Dünya Savaşı savaş alanlarındaki enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılmış ancak kısa bir süre sonra antibiyotiklerin ortaya çıkmasıyla büyük kimya/ilaç firmalarının da etkisi ile gümüşün tıbbi kullanımı azalmıştır.

1

960'ların ortalarında, Johnson Uzay Merkezi tarafından, bakterileri öldürmek için Apollo uzay aracındaki içme suyuna gümüş iyonları dağıtmak için bir jeneratör geliştirilmişti. 2015 yılında ise NASA, Uluslararası Uzay İstasyonunda gümüş bazlı su arıtma sisteminin kullanımını onaylamıştır.

Gümüş bazlı Sulfadiazine, 1968'den beri dünyadaki yanık merkezlerinde neredeyse standart bir ürün olmuştur. Bugün ise tüketiciler sağlıklarını desteklemek için daha doğal yollar aradıkça gümüş de yeniden canlanmaya başlamıştır.

0